Yapay zekâ destekli yüz analizi uygulamaları kullanıcıları soyuyor
Yapay zekâyla yüz analizi yaparak estetik önerilerde bulunan dijital uygulamalar, kullanıcıların öz güven sorunlarını istismar ederek yıllık binlerce lira para çekiyor. Uzmanlar, söz konusu platformların gençleri öz eleştiri döngüsüne soktuğu ve bilimsel dayanaktan yoksun olduğu uyarısında bulunuyor.

Estetik cerrahi sektörünün küresel pazar büyüklüğü 85 milyar dolara ulaşırken, bu devasa pastadan pay kapmak isteyen dijital uygulamalar kullanıcıların görünüş kaygılarını fırsata çeviriyor. Son dönemde yaygınlaşan yapay zekâ destekli yüz analizi uygulamaları, fotoğrafını yükleyen kişilere hangi estetik işlemlere ihtiyaç duyduklarını bildirip karşılığında yüklü miktarlarda ücret talep ediyor.
Üç uygulama, üç farklı tuzak yöntemi
Sektörün öne çıkan isimleri arasında Avustralya merkezli Qoves, ABD merkezli Epica ve İngiltere merkezli Facemaxify yer alıyor. Guardian gazetesinin haberine göre bu platformlar, müşterilerini 18 yaş üstüyle sınırlandırdığını iddia etse de yaş doğrulama mekanizmaları kolaylıkla aşılabiliyor.
Qoves, cerrahi olmayan botoks ve dolgu gibi öneriler için 150 dolar (yaklaşık 7 bin TL), ameliyat tavsiyesi içeren kapsamlı raporlar için ise 300 dolardan (14 bin TL) fazla ücret alıyor. Epica ise kullanıcıları önce ücretsiz bir taramaya çekiyor, ardından sonuçları görüntülemek isteyenlerden App Store üzerinden haftalık bin TL, yıllık ise 8 bin TL tahsil ediyor.
Gençler arasında hızla yayılan "looksmaxxing" (görünüşü kusursuzlaştırma) akımını tamamen paraya dönüştüren Facemaxify'nin Türkiye'deki haftalık abonelik ücreti ise 230 TL olarak karşımıza çıkıyor.
Otomatik ödeme tuzağı: 11 bin TL'yi bulan faturalar
Uygulamaların en tehlikeli tarafı, ücretsiz deneme süresinin bitmesiyle birlikte kredi kartlarından otomatik tahsilat başlatması. İptal etmeyi unutan kullanıcılar, tek bir yüz analizi uygulaması için ayda 920 TL, yılda ise farkında olmadan 11 bin TL'nin üzerinde ödeme yapabiliyor. Qoves bu parayı peşin talep ederken, Facemaxify "taksit taksit hissettirmeden koparma" yöntemiyle kullanıcıların fark etmesini zorlaştırıyor.
Uzmanlar uyarıyor: Öz güveni sömürüyorlar
Ottawa Üniversitesi'nden psikoloji profesörü Dr. Tracy Vaillancourt, uygulamaların öz saygı üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
"Kadınların kendilerini en fazla güvensiz hissettikleri konu görünümleridir. Bu uygulamalar, bazılarına düşündüklerinden daha iyi göründüklerini söylüyor ama bu gerçekten sürdürülebilir mi? Öz değerin bir ölçütü olarak görünümü vurgulayan bir platform, birine kalıcı bir huzur sağlayabilir mi, yoksa öz eleştiri döngüsünü mü besler?"
Arkansas Üniversitesi'nde çekicilik bilimi üzerine çalışan Dr. Mitch Brown ise uygulamaların bilimsel geçerliliğini sorguladı: "Bu uygulamalar güvenilir sayılmak istiyorlarsa, yöntemlerinin bilimsel temelini hem müşterilerine hem de kendilerine kanıtlamak zorundalar."
Brown'a göre çekicilik üzerine mevcut akademik literatür ne kadar kapsamlı olursa olsun, evrensel genellemeler tartışmalı olmaya devam ediyor. Belirli özelliklerin belirli topluluklar tarafından çekici bulunduğu bilinse bile bu bulgular, kişinin görünümünü değiştirmesini haklı çıkaracak kadar kalıcı ve sağlam değil. Brown, görünüm istismarının düşük öz saygıya sahip bireyler için son derece yıkıcı sonuçlar doğurabileceğinin altını çizdi.
