ABD-İran geriliminde tırmanış: Hürmüz Boğazı'nda kritik pazarlık
ABD Başkanı Trump, İran ile anlaşma umudunun zayıf olduğunu belirtirken, Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı sayma fikrini desteklediğini açıkladı. İran tarafı ise abluka ve yaptırımlar kaldırılmadan boğazın açılmayacağını yineledi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılması olası bir anlaşmanın geleceğine ilişkin umut verici bir tablo çizmedi. Önceki gün yaptığı değerlendirmelerde, Tahran yönetimiyle nihai bir mutabakata ulaşılıp ulaşılamayacağına dair soruya karşılık, "Anlaşma yapma niyetindeler ancak benim uygun bulduğum türden bir anlaşma için istekli değiller" ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı'nda ABD iddiası
Trump, basın toplantısında gündeme getirdiği bir diğer çarpıcı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın ABD toprakları kapsamında değerlendirilmesi önerisine sıcak baktığını belirtti. "Bence bu mükemmel bir fikir" diyen ABD Başkanı, söz konusu bölgede kendilerine karşı çıkması halinde Umman'ı hedef alabilecekleri yönündeki daha önceki açıklamasına da değinerek, bu ülkenin ABD için sorun teşkil etmediğini ve gerektiğinde kolaylıkla üstesinden gelinebileceğini savundu.
İran'dan sert karşılık
Washington'dan yükselen açıklamalara Tahran cephesinden de aynı sertlikte yanıt geldi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Trump'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin tutumuna tepki göstererek, "Trump'ın bu konudaki yanılgısı ya kendisine öğretilecek ya da biz bu hayalperest kişinin hatalı düşüncelerini düzelteceğiz" ifadelerini kullandı.
İran: Şartlarımız net
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise konuya ilişkin daha kapsamlı bir açıklama yaptı. Hürmüz Boğazı'nın açılması için ABD'nin mutabakat çerçevesinde belirlenen yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Kalibaf, abluka ve petrol yaptırımları kaldırılmadan boğazın trafiğe açılmasının söz konusu olmayacağını kaydetti.
Kalibaf, varılan mutabakat kapsamında belirli bir süre için kaldırılan abluka ve sağlanan ateşkes fırsatının, İran'ın ekonomik direncini artırmasına ve askeri kapasitesini yeniden yapılandırmasına önemli katkılar sağladığını belirtti. İran'ın bu süreçten azami düzeyde yararlandığını ifade eden Meclis Başkanı, Tahran'ın pazarlık masasındaki konumunu güçlendirdiğinin altını çizdi.


