Soğuk havalar ve yağışların ardından gökyüzünün açılmasıyla birlikte Türkiye'nin önemli bölümünde gündüzleri güneşli ve ılık bir dönem başladı. Yüksek basıncın etkisiyle oluşan bu hava, geceleri ise yeniden ayaza çekiyor. Halk arasında pastırma yazı olarak adlandırılan dönem, birçok yerde sonbaharın en sıcak günlerini beraberinde getirdi.

Pastırma yazının etkisi Ege kıyılarında, İzmir ve çevresinde, Marmara Bölgesi'nin tamamında ve İç Anadolu Bölgesi'nde belirgin biçimde hissediliyor. Kasım ayının yaklaşmasına rağmen güneşli günlerle geçen bu dönem, günlük yaşamı ve doğadaki hareketliliği kısa süreli olarak değiştiriyor. Yüksek basınç merkezlerinin konumuna göre şekillenen hava koşulları bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor.

Bulutların azalması, gece saatlerinde ısı kaybını hızlandırıyor. Yeryüzü ısı kaybettiği için geceleri soğuk ve donmuş hava görülürken, gündüz güneş ışınlarıyla sıcaklıklar belirgin biçimde yükseliyor. Gün içinde 10-15 derecelik sıcaklık değişimi, radyasyon soğumasının tipik sonucu olarak kaydediliyor.

Bu sıcaklık farkı günlük yaşamı doğrudan etkiliyor. Mont ve kalın kıyafet ihtiyacının azalmasına karşılık sabah ve gece saatlerinde daha soğuk koşullarla karşılaşılıyor. Sıcaklıkların keskin değişimi, vücudun bu farklılığa uyum sağlamasını zorlayarak sonbahar hastalıkları ve bağışıklıkla ilgili sorunların artmasına yol açabiliyor.

Pastırma yazının süresi yıldan yıla ve bölgelere göre değişebiliyor. Sıcaklıkların bölgesel seyri ile dönemin ne kadar devam edeceği, yüksek basınç merkezlerinin konumu ve hava koşullarının gelişimine bağlı olarak değerlendiriliyor.

Döneme verilen adın arkasında köklü bir mutfak kültürü bulunuyor. Meteorolojik açıdan yüksek basınçlı, gündüzleri sıcak ve geceleri soğuk seyreden bu dönem, pastırma hazırlıklarının yapıldığı sonbahar günlerini de anımsatıyor. Bu nedenle hava sıcaklıklarına rağmen geceleri yeniden soğuyan dönem, pastırma yazı olarak tanımlanıyor.

Kaynak: Karar