Sydney Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, depresyon belirtilerinin mevsimlerle değişmesi, uzun süre uyuma, sabah yorgun uyanma ve geç saatlerde uyuma eğilimi gibi özelliklerin bir arada görülebileceğini ortaya koydu. British Journal of Psychiatry dergisinde yayımlanan araştırmada bu tabloya sirkadiyen depresyon adı verildi.

Independent Türkçe'de yer alan habere göre, tablonun ağır, tekrarlayan veya kalıcı depresyon yaşayan kişilerde yaygın olabileceği değerlendirildi. Sirkadiyen ritimleri etkileyen uyku ve uyanıklık örüntülerinin, depresyonun farklı biyolojik özelliklerle ortaya çıkabileceğine işaret ettiği kaydedildi.

Avustralya'daki depresyon araştırmasından elde edilen klinik ve genetik veriler incelendi. 10 binden fazla kişinin katıldığı analizde 2 bin 604 katılımcı, araştırmacıların tanımladığı sirkadiyen depresyon grubunda yer aldı. Bu gruptaki kişilerin belirtileri daha erken yaşlarda başlama ve daha ağır seyretme olasılığının yüksek olduğu bildirildi.

Araştırmada iltihaplanma, kalp-damar hastalıkları ve bazı nörogelişimsel rahatsızlıklarla ilişkili genetik riskler de incelendi. Biyolojik saatle ilişkili özellikler taşıyan kişilerin yaygın kullanılan bazı antidepresanlara daha düşük yanıt verebileceği ve daha fazla yan etki yaşayabileceği aktarıldı.

Işık tedavisi ve melatonin gibi sirkadiyen ritmi hedefleyen yaklaşımların bazı hastalar için daha uygun olabileceği üzerinde duruldu. Uzmanlar, tedavi seçiminin kişinin belirtileri ve klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

University College London'dan Prof. David Curtis, tanımlanan özelliklerin daha önce bilinen atipik depresyon belirtileriyle kısmen örtüştüğünü ve bunların tek başına yeni bir hastalık türü keşfini kanıtlamadığını savundu. Araştırmacılar da bulguların geniş ve farklı özelliklere sahip topluluklarda doğrulanması gerektiğini bildirdi.

Kaynak: Karar