IMF, Türkiye'ye ilişkin Mali Şeffaflık Değerlendirmesi'ni yayımladı. Raporda, program bütçesine geçiş, tahakkuk esaslı Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartları'nın uygulanması, Devlet Mali İstatistikleri raporlamasının iyileştirilmesi ve bütçenin bütünleşik temelde sunulması olumlu bulundu.

Türkiye'nin Mali Şeffaflık Kodu ilkelerinin yaklaşık üçte ikisinde iyi veya ileri uygulama düzeyine ulaştığı belirtildi. Bu oran 2015'teki değerlendirmede yaklaşık yarı seviyedeydi. Genel yönetim düzeyindeki yükümlülüklerin ve varlıkların neredeyse tamamı raporlama kapsamına alındı; ancak kamu emeklilik sistemine ilişkin yükümlülükler dışarıda kaldı.

Mali risk yönetiminin Türkiye için en zorlu alanlardan biri olduğu, son 10 yılda yalnızca sınırlı ilerleme sağlandığı ve tüm mali riskleri bir araya getiren özet raporun yayımlanmadığı vurgulandı. Nüfusun hızla yaşlanması uzun vadeli mali sürdürülebilirlik analizlerini gerektiriyor, ancak bu analizler henüz bulunmuyor. Kamu borçları ve kamu-özel sektör işbirliği projelerinin garantilerine ilişkin raporlama ise kapsamlı ve kullanışlı bulundu.

2023 depremlerine ilişkin yeniden inşa harcamalarının zamanlamasında sorunlar tespit edildi. Depremle bağlantılı harcamaların 2023'te GSYİH'nin yüzde 3,6'sına, 2024'te yüzde 1,7'sine ve 2025'te yüzde 0,8'ine karşılık geldiği belirtildi. Bu rakamların ödenek açısından doğru olduğu, ancak ilk yıllardaki fiilî harcamayı yüksek, sonraki yıllardaki harcamayı düşük gösterdiği kaydedildi. 2023 için raporlanan yüzde 3,6'lık harcamanın yalnızca yüzde 0,8'i fiilen gerçekleşti.

Kur Korumalı Mevduat uygulaması kapsamında hükümetin GSYİH'nin yüzde 8'i düzeyine ulaşan bir kur riski üstlendiği aktarıldı. Sert değer kaybının devlete GSYİH'nin yüzde 4,2'si oranında maliyet yüklediği, maliyetin bir bölümünün Merkez Bankası zararlarına yansıdığı ve bankanın özkaynaklarını GSYİH'nin yüzde 2,9'u kadar negatif seviyeye gerilettiği belirtildi.

TOKİ'nin varlıklarının GSYİH'nin yüzde 2,6'sına karşılık geldiği, mali tablolarının kamuya açık olmadığı ve Sayıştay denetiminde şartlı görüş aldığı kaydedildi. Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki kamu varlıklarının ise GSYİH'nin yüzde 29'u değerinde olduğu; varlık ve yükümlülükleri, hükümetle ilişkileri ve denetim raporları konusunda açıklık bulunmadığı aktarıldı. IMF; tüm kamu sektörünü kapsayan konsolide tablolar, fiilî deprem harcamalarının gerçekleştiği yıllarda raporlanması, merkezi yönetim için Sayıştay denetimli yıllık mali tablo, açıklanan mali hedefler ve kapsamlı yıllık mali risk raporu önerdi.

Kaynak: Evrensel