Özdemir İnce'nin kaleme aldığı yazıda, kamusal akıl kavramının kolektif akıldan farkı vurgulanıyor. Yazara göre kavramın Fransızca karşılığı la raison publique, İngilizce karşılığı public reason; Türkçede ortak akıl olarak çevrilmesi kavramsal karışıklık yaratıyor.
İnce, 16 Eylül 2001 tarihli Hürriyet gazetesi yazısına atıfla, AKP kurulurken R.T. Erdoğan'ın kolektif akıl ifadesini kullandığını aktarıyor. Akit gazetesindeki 26 Ağustos 2001 tarihli röportajda da aynı ifadenin yer aldığını belirtiyor.
Yazıya göre kamusal akıl, farklı inanç, dünya görüşü ve çıkarlara sahip bireylerin toplumsal düzeni ve siyasi kararları belirleyen ilkeler üzerinde ortak zeminde anlaşabilmesini sağlıyor. John Rawls'ın Political Liberalism eseri, bu yaklaşımın siyaset felsefesindeki önemli örneği olarak gösteriliyor.
Kavram; ortak iyiyi gözetme, kapsayıcı gerekçeler, eşitlik ve özgür müzakere ile özel alanın kamusal alandan ayrılması ilkeleriyle ilişkilendiriliyor. Yasaların belirli bir din, ideoloji veya felsefi inancı aşarak kamu tarafından kabul edilebilir gerekçelere dayanması hedefleniyor.
İnce, kolektif akıl çevirisinin tek kişinin yönetimine yol açabileceğini savunuyor. Bu yorumu desteklemek için allamelere danışmanlık yaptığını söylediği kişilerin kavramı sözlük ve Vikipedi yerine yanlış çevirdiğini, 2001 tarihli yazısının da ciddiye alınmadığını ileri sürüyor.
Yazar, laikliğin anayasada güvence altına alınmasını ve devletin belirli bir dinin devleti olmaması gerektiğini savunuyor. 1924 Anayasası'ndaki devletin dini İslamdır ibaresinin 1928'de çıkarıldığını, laikliğin 1937'de temel nitelik haline getirildiğini hatırlatıyor. AKP danışmanlarının dilleri konusunda daha yetkin kişilerden oluşmasını öneriyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika