Levent İnanır, dayısı Kadir İnanır'ın 26 Haziran'da vefatının ardından yaşanan miras ve mal varlığı tartışmalarına ilişkin yeni iddialar ortaya attı. İnanır, aile ile Jülide Kural arasındaki anlaşmazlığın mahkeme kararıyla açılan kasalarda değerli eşyaların bulunmaması nedeniyle sürdüğünü belirtti.

İnanır, kendisinin dayısının 25 Rolex saati bulunduğu yönünde bir açıklaması olmadığını, ancak hastaneye kaldırılmadan önce üç kez yemeğe çıkıldığında Kadir İnanır'ın farklı saat ve yüzükler taktığını ileri sürdü. Gözlemlerine göre bu görüşmelerde Patek Philippe ve altın Rolex saatler ile Atatürk tuğralı altın yüzükler görüldü.

Eşyalara tedbir konulduktan sonra eve gidildiğini ve saat, yüzük, altın çakmak ile kasanın boş çıktığını aktaran İnanır, dayısının eşyalarının nerede olduğunu sordu. Yeğen, kayıp eşyalar konusunda hukuki hakkını arayacağını ve sosyal medyada kendisine yönelen saldırılara karşı da sonuna kadar mücadele edeceğini bildirdi.

Kadir İnanır'ın 28 Haziran'da defnedildiğini, Jülide Kural'ın ise 13 Temmuz'da Bodrum'a gittiğini söyleyen İnanır, psikolojik tedavi amacıyla yapılan bu ziyaretin inandırıcı olmadığını savundu. Dayısının mezarının ağustos ayında yapıldığını da hatırlatan İnanır, İstanbul'un tedavi, Bodrum'un ise tatil için tercih edildiğini belirtti.

Evlilik konusunda da Kural'ın ifadelerine karşı çıkan İnanır, evlilik teklifinin Kadir İnanır'dan değil Jülide Kural'dan geldiğini ileri sürdü. Teklifin kabul edilmediğini ve Kural'ın yeşil pasaportuyla birlikte dünyayı gezme planından söz ettiğini aktardı.

İnanır ayrıca kan verdiği gerekçesiyle işten çıkarıldığını söylediği şoförün, Kadir İnanır'ın vefatından sonra tazminatını merhum sanatçıdan istemesi yönünde uyarıldığını ve bu konuda açıklama yapılmadığını belirtti. Şoförün durumunu da hukuki çerçevede gündeme getireceğini ifade etti.

Kaynak: Yeni Şafak