Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren 775 üst düzey yöneticinin katıldığı KPMG araştırması, rekabetin ağırlık merkezini geleneksel araç mühendisliğinden yazılım, yapay zekâ ve dijital teknolojilere doğru kaydırıyor. Katılımcılar, sektördeki önceliklerin önümüzdeki 10 yılda önemli ölçüde değişeceğini öngörüyor.
Araştırmaya göre yöneticilerin yüzde 51’i, 2035 itibarıyla yazılım ve dijital teknolojilerin otomotiv şirketlerinin başlıca rekabet avantajı kaynağı olacağını düşünüyor. Yapay zekâ, batarya teknolojileri ve dijital inovasyonun sektörün geleceğinde giderek belirleyici hâle gelmesi bekleniyor.
Çin merkezli üreticilerin güçlenmesi konusunda katılımcıların yüzde 48’i, dünyanın en büyük 10 otomobil üreticisinden 6’sının 2035 yılında Çin’de merkezleneceğini tahmin ediyor. Bu görüş, üretim kapasitesinin yanı sıra teknoloji alanındaki yetkinliklerin küresel sıralamayı etkileyebileceğini gösteriyor.
KPMG araştırmasında yeni bir yapay zekâ, yazılım veya dijital teknolojiyi kuruluş genelinde uygulamak için en az 12 aya ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor. Şirketlerin üçte birinden fazlasında ise bu sürenin iki yılı aştığı yöneticiler tarafından bildirildi. Katılımcıların yarısından fazlası, dönüşümün sürekli değişen teknoloji, jeopolitik riskler ve piyasa koşulları nedeniyle temel işleyiş modeli hâline geldiğini değerlendiriyor.
Yapay zekâ ve gelişmekte olan teknolojiler alanında yatırımlar bakımından Asya-Pasifik bölgesi öne çıkıyor. Bölgedeki yöneticilerin yüzde 57’si önemli düzeyde yatırım yaptıklarını belirtirken, aynı oran Avrupa’da yüzde 52, Amerika kıtasında ise yüzde 48 olarak gerçekleşiyor.
Araştırma, otomotiv şirketlerinin değer üretme stratejilerinin araç satışlarının ötesine genişlediğini de ortaya koyuyor. Enerji depolama, savunma ve finansal hizmetler gibi alanların şirketlerin faaliyet ve iş modeli açısından değerlendirildiği kaydediliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika