ABD ve İsrail’in bölgede yarattığı krizler, İran savaşı ve Ortadoğu’ndaki enerji arzı kesintileri, küresel enerji piyasalarında Amerika kıtasının önemini artırıyor. Donald Trump’ın İran’la yürüttüğü savaş, kıtanın petrol ve doğal gaz yatırımlarını hızlandırıyor.

Financial Times’ın haberine göre Kanada’dan Brezilya’ya uzanan bölgede üretim ve yatırım artarken Aralık 2026’ya kadar kıtanın toplam enerji üretiminin iki yıllık dönemde yüzde 10 yükselmesi bekleniyor. Rystad Energy verileri kıtanın küresel arzdaki ağırlığının arttığını gösteriyor.

Petrol altyapısına ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere yönelik saldırılar 2 milyar varilden fazla ham petrol kaybına yol açtı. Bu durum Trump’ın Donroe Doktrini hedefiyle örtüşüyor. Venezuela, Arjantin, Guyana, Kanada ve ABD, artan üretimle öne çıkan ülkeler arasında.

Arjantin’de artan petrol üretimi ihracat gelirlerini destekliyor ve uluslararası şirketlerin ilgisini çekiyor. TotalEnergies’in açık deniz projeleri ile doğal gaz sahalarına 10 milyar dolarlık yatırımı ve Harold Hamm’in önümüzdeki 10 yılda 13,8 milyar dolarlık planı bu dönüşümün örnekleri arasında.

Venezuela’nın petrol üretiminin bu yıl yüzde 10 artarak günlük yaklaşık 1,2 milyon varile ulaştığı bildirildi. Chevron, Shell, BP ve Adnoc’un Karakas yönetimiyle anlaşmaları üretim kapasitesinin genişlemesini destekliyor; küresel arzdaki konumunun güçlenmesi bekleniyor.

Kanada’da Shell liderliğindeki konsorsiyumun LNG Canada tesisine 20 milyar doların üzerinde yatırım planladığı ve yıllık LNG ihracat kapasitesinin 28 milyon tona ulaşmasının beklendiği bildirildi. ABD’nin petrol ürünleri ihracatı yüzde 15 artarken Wood Mackenzie, kaya petrolü üretiminin Aralık 2027’ye kadar günlük yaklaşık 11,8 milyon varile çıkabileceğini tahmin ediyor.

Kaynak: Yeni Şafak