Belgrad Ormanı'nda sonbahar yağmurlarının ardından mantar arayanların sayısı artıyor. Doğaseverler ağaç diplerini, yaprakların altını ve nemli toprakları incelerken doğal ortamlarında farklı mantar türleriyle karşılaşıyor.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı, hafta sonları düzenlediği eğitimlerde katılımcıları mantar türlerini tanımaları yönünde uyarıyor. Program başkanı, eğitimlerde zehirli, ekonomik değeri olmayan ve mutfak değeri bulunmayan türlerin ayrılarak anlatıldığını belirtiyor.

Uzman, Amanita phalloides olarak adlandırılan köygöçüren mantarının ciddi zehirlenmelere yol açabileceğini aktarıyor. Bu mantarda bulunan amatoksinlerin belirtileri genellikle 6 ile 12 saat arasında ortaya çıkabiliyor ve karaciğere kadar ilerleyebiliyor. Bu nedenle türün mutlaka doğru şekilde tanınması gerekiyor.

Mantarın renkli görünmesi veya ilgi çekici olması, yenilebilir olduğunu kanıtlamıyor. Benzer görünen türler bulunduğundan, yalnızca renklerine bakarak karar vermek riskli. Doğru tür belirleme ve doğru pişirme yöntemi konusunda bilgi alınması için uzmanların düzenlediği turlara ve eğitimlere katılınması öneriliyor.

Son üç günde zehirlenme belirti gösteren 2 kişinin mantarlarının incelendiğini belirten program başkanı, gönderilen mantarların hastaneye yatış gerektirecek türler olduğunu, öldürücü olmadığını açıklıyor. Sosyal medyada mantar eğitimi veren kişi sayısının artmasını da toplu zehirlenme riski açısından kaygı verici olarak değerlendiriyor.

Mantar türleri yağışlarla yakından ilişkili ve yetiştikleri ağaçlara, zeminlere ve bölgelere göre değişiyor. Kayın, meşe ve çam ağaçlarının diplerinde farklı türler görülebiliyor. Bu nedenle hangi mantarın arandığına göre orman ve dönem seçiminin de doğru yapılması gerekiyor.

Kaynak: Habertürk