Vegan beslenme, hiçbir hayvansal gıdanın tüketilmemesini esas alan bir yaşam felsefesi olarak değerlendiriliyor. Diyetisyen Gürkan Hınız, bu yaklaşımda yalnızca tüketilen besinlerin değil, yerine konulanların da belirleyici olduğunu vurguluyor.

Dengeli bir vegan beslenme planı; sebze, meyve, yağlı tohumlar, kuru baklagiller ve işlenmemiş tam tahılların uygun zamanlama ve porsiyonlarla tüketilmesine dayanıyor. Hınız, iyi planlanmayan bir düzenin kilo artışı gibi sorunlara yol açabileceğini belirtiyor.

Toplumda veganların mutlaka takviye kullanması gerektiği yönünde bir algı bulunduğunu söyleyen Hınız, iyi planlanmış vegan beslenmenin otomatik olarak besin öğesi eksikliği yaratmadığını savunuyor. Özellikle B12 konusunda dikkat gerektiğini belirten diyetisyen, takviye öncesinde kan tahlili yaptırılmasını ve ihtiyaç hâlinde hekim kontrolünde kullanılmasını öneriyor.

Protein ihtiyacının hayvansal gıda olmadan karşılanabileceğini belirten Hınız, fasulye, nohut, barbunya, soya, chia tohumu, Antep fıstığı, kinoa ve buğdayın protein ile amino asit alımına katkı sağlayabileceğini söylüyor. Bu besinlerin tüketilen miktarının ve birbirini tamamlama özelliğinin önemli olduğunu vurguluyor.

Vegan beslenmenin toplumun her kesimine uygun olup olmadığı konusunda kesin bir yargı bulunmadığını ifade eden Hınız, çocuklar, hamileler ve sporcular için uygun hazırlanmış programların uygulanabileceğini savunuyor. Gebelikte iyot, kolin, DHA, demir ve folik asit gibi bileşenlerin uzmanlarca kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Vegan beslenmenin her zaman pahalı olmadığını belirten Hınız, mercimek çorbası, taze fasulye, salata ve ekmek gibi günlük seçeneklerin daha ekonomik olabileceğini söylüyor. Bitkisel peynir ve zenginleştirilmiş ürünlerin maliyeti artırabilir; ancak mercimek köftesi, humus, bulgur pilavı ve biber dolması gibi Türk mutfağı seçenekleri de vegan beslenmeye uygun.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika